13 01 2010

Enginar Masajıyla Bölgesel Zayıflama

Malzemeler 1 Avuç kadar Enginar yaprağı 1 Avuç Akdiken Çiçeği 1 Avuç Dul Avrat Otu 1 Avuç Ayrık Otu 4 bardak su Yapılışı: 4 bardak sıcak suya suya bitkileri koyun. 1 saat bekletin.  Bu sırada başka bir kapta 10 bardak su kaynatın. 4 bardak soğuyan suyu süzerek kaynayan kaba koyun 5 dakika kaynadıktan sonra kapatın ve soğumaya bırakın Vücudunuzda yağlı bölgeleri bu sıvı ile hergün masaj yaparak silin. Dikkat: Bu sıvıyı kesinlikle içmeyin. Masaj amaçlı bir sıvıdır. ... Devamı

12 01 2010

Samsung S7070

  Samsung S7070 Samsung’un yeni modeli S7070, dahili kamera, medya oynatıcı, radyo çalar, dokunmatik ekran, bluetooth, harici hafıza ve 3G özelliklerini kullanıcılarına sağlıyor. Eğlence & moda takipcilerinin büyük bir ilgi odağı şimdiden oldu, en çok beğenilen özellikleri 3G desteği ile hızlı internete bağlantı ve dosya transferi, dokunmatik ekran ile hızlı işlem yapma imkanı sunması. Dış tasarım renk tercihi olaraksa sadece beyaz rengi olmakta. Hafıza özelliklerine baktığımızda telefon rehberine maksimum 1000 kayıt imkanı, harici hafıza kartı 1 GB maksimum 8 GB microSD (TransFlash) kullanma imkanı sağlıyor. İnternet özelliklerine dokunacak olursak Wap, Gprs, XHtml tayarayıcı, HTML tarayıcı, E-posta okuma ve Edge gibi bir çök özelliğiyle beraber ekstra internet özelliklerinden Rss okuyucu, E-posta eklentileri için dosya gösterici, Push Mail desteği ve anında mesajlaşma özelliklerini sunuyor.     Marka / Model Marka Samsung Model S7070 Form faktör Candybar Renk White Şebeke GSM şebeke 3G, EDGE, GPRS, GSM, HSCSD, TBC Servis 900, 1800, 1900 Bağlantılar Bluetooth v2.1 with A2DP Kızılötesi Hayır Wi-Fi(WLAN) Hayır USB EvetMicroUSB v2.0 Faks / Veri Evet Ekran Ana ekran Color TFT resistive touchscreen Renkli ekran 256.000 renkler Boyutlar 76.2 mm. Çöz... Devamı

12 01 2010

Akciğer Kanserinin Tanısı

Akciğer tedavisi gizli bir hastalıktır ve bazen belirtilerini göstermeyebilir. Akciğer kanserinin en sık görülen belirtileri arasında öksürük, kanlı balgam çıkartma, kan tükürme, nefes darlığı, egzersiz yapmada zorlanma, ses kısıklığı, kol ve omuz ağrıları, göğüs ağrıları, yutma zorluğu, kansızlık, sarılık, başağrıları, iştahsızlık, kilo kaybı, sık tekrarlayan zatürre, hırıltılı soluma ve göz kapağında düşme gösterilebilir. Akciğer Kanserinin Nedenleri Akciğer kanserinin nedenlerinin en başında sigara gelmektedir. radon, asbest, kronik intertisyel pnömonitis, halojen eterler (klorometil eter), krom, nikel, inorganik arsenik, radyoizotoplar, hava kirliliği, ağır metaller, A ve E vitaminleri eksikliği de Akciğer kanserinin nedenleri arasındadır. AKCİĞER KANSERİ BULAŞICI MIDIR? Hayır, akciğer kanseri bulaşıcı bir hastalık değildir. ... Devamı

12 01 2010

Isırgan Otunun Faydaları

  Isırgan otu(Urtica) çok yıllık otsu bir bitkildir. Isırgan otunun en önemli faydaları arasında karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında, dalak hastalıklarında, solunum sistemi balgamlanmasında, mide kramplarında ve ülserlerinde, bağırsak ülserlerinde ve akciğer hastalıklarını iyileştirmede kullanılır. Isırgan Otu Çayı Yapımı 2 sap ısırgan otunu bir su bardağı kaynar suyla demleyip 3 – 4 dakika ocakta kaynatıp 10 dakika dinlendirilir ve süzüldükten sonra içilebilir. Isırgan Otunun Saçlar için Önemi Isırgan otu saç sağlığı için çok önemli rol oynar. Isırgan otunun kaynatılıp ılıyınca saç diplerine masaj yapılırsa yıpranan saçlar eski sağlığına kavuşur, saç dökülmesi durur, eğer kökleri ölmediyse saçlarınız yeniden çıkmaya başlar. Isırgan Otu İştah Açıcıdır Isırgan Otu bitkisinin iştah açıcı bir özelliği de vardır. Kan yaptırıcı özelliği sayesinde, kansızlık solgunluklarında, alyuvarlar eksikliğinde, anemi de yardımcı olur. ... Devamı

12 01 2010

Ay yüzlümmüş Hadi siktir git

Ay yüzlümmüş Hadi siktir git       Ay yüzlümmüş Hadi siktir git Şarkı Sözleri Siktir et aşkıda bak beni dinle de. Kendine gel lan Bi kaşarı sevme Kanında varmış Kahpelik işte Sende inanma kaderine küsme Sikponik olmuş kankanın hali Giren Çıkan belli olmaz abi Orasını burasını açıpta gezmiş Bi zevk için kendini SİKTİRMİŞ. AY YÜZLÜMMÜŞ HADİ SİKTİR GİT  ———————————————— Gece çöktü günleri soldu bak Yanına geldim kaltağım oldun ah Sana güvendim kendini zorlama Bana göre hava hoş fahişe sensin Aşkımız cinsellikten ibaret Bumuydu sevgi bi kaşarı sikmek Gelen geçen sikti zaten abi Folloş olmuş aşkımın hali AY YÜZLÜMMÜŞ HADİ SİKTİR GİT ————————————– Kim sevdi seni benim kadar Haydi cevap ver çılgın kahpe Fahişe sevgilim olması ne güzel Aşkına layik sevende ne gezer Aşkı gururla yaşamak varken Yaşatmadınki sen ben severken Bu şarkı benden Aşkına hediye Ay yüzlümmüş hadi siktir git. ... Devamı

12 01 2010

Kadın Üreme Organları

  Kadın üreme organları ( genital organları ), anatomik olarak bulunduğu yere göre iki kısma ayrılır: Dış geninal organlar İş genital organlar DIŞ ÜREME (GENİTAL) ORGANLARI Kadın dış üreme organları vulvada yerleşmiştir. Bu üreme organlarının ölçüsü, şekli ve rengi; yaş ırk ve doğurulan çocuk sayısıyla ilgili olarak kadından kadına değişiklikler gösterir. Dış üreme organları: Mons Pubis Labyum Majör Labyum Minör Klitoris Vestibul Himen Skene Kanalları Bartolin bezinden oluşur. 2. İÇ GENİTAL ORGANLARI İçten dışa doğru şu şekilde sıralanırlar: Overler Tuba uterinalar Uretus Vagina ... Devamı

12 01 2010

Uterusun Bölümleri

  Uterus: Armut biçiminde kaslı ve kalın duvarlı olup mesanenin arkasında, rektumun önünde, pelvis boşluğunda yer alan, içi boş bir organdır. Hafif öne dönüktür. Ortalama 7 – 8 cm uzunluğunda, 3-8 cm genişliğinde, 1 -2,5 cm kalınlığında, 60 gr ağırlığındadır. Ancak bu ağırlık gebelikte 1000 grama kadar çıkabilir. Doğum sonrası normal büyüklüğüne döner. Uterusun Bölümleri Fundus Uteri Korpus uteri İstmus Uteri Serviks Uteri Fundus Uteri: Uterusun en üst bölümünü oluşturur; Gebelik sırasında fundusun yüksekliği önemlidir. Gebelik ayının belirlenmesinde fundusun yüksekliğine bakılır. Korpus Uteri: Fundus ile istmus uteri arasında, üçgen biçimdeki bölgedir. Korpusun içindeki boşluğa kavum uteri denir. İstmus Uteri: Korpus uteri ile serviks uteri arasında yer alan, yaklaşık 1 cm’lik bir kısımdır. Gebelikte genişleyerek korpusla birleşir. Bu birleşmeye retraksiyon halkası denir. Serviks Uteri: Uterusun  3 de 1 ini oluşturur. 3 cm uzunluğunda olup, serviksin 3 de 1 parçasını , vagina içerisine sokulmuş ve vagina mukozası ile örtülüdür. ... Devamı

12 01 2010

Fetüsün Aylara Göre Gelişimi – Bebeğin Aylara Göre Gelişimi

  Fetüsün Aylara Göre Gelişimi – Bebeğin Aylara Göre Gelişimi Fetüsün ( bebeğin) aylara göre gelişimi iki bölümde incelenir. 1 -Embriyonel devre:İmplantasyondan sonra 8 haftalık ilk dönemdir. Hücrelerin hızla arttığı, organ ve sistemlerin oluşmaya başladığı devredir. 2- Fetal Devre: Embriyonel dönemden sonra doğuma kadar olan dönemdir. Gebeliğin 3. ayında:  Akciğerler kesin şeklini almıştır, el ve ayak parmakları fark edilir duruma gelmiştir. Fetal dolaşımı başlamıştır. Fetüs 7 – 9 cm boyunda, 20-25 gram ağırlığına ulaşmıtır. 4. ayında: Dış genital organlar netleşmiştir. Böbrek ve kalp çalışmaya başlamıştır. Fetüs 10-17 cm ve 55-120 gram ağırlığındadır 5. ayında: Verniks kazeoza ve lanuga kılları fetüsü kaplar. Fetal kalp sesleri duyulur. Fetal hareketleri  anne tarafından hissedilir.Fetus, 25 cm uzunluğunda, 250 gram ağırlığındadır. 6. ayında: Akciğerlerdeki alveollar hücreler, sürfaktan maddesi yapımına başlar. Bu ayda doğan bebekler nefes alsalar bile uzun süre yaşayamazlar. Kas, tırnaklar, iç orta kulak gelişmiştir. Ani bir sese karşı aktif hareketlerle tepki gösterirler. Fetüs 30 cm boyunda, 700 gram ağırlığındadır. 7. ayında: Akciğerlerde gelişim, tama yakındır. Bu nedenle 7 aylık doğanlar, özel bir ortamda yaşatılabilirler. Fetüs, 35 cm uzunluğunda , 1000- 1200 gram ağırlığındadır. 8. ayında: Bu ayda doğanların yaşam şansı daha yüksek olup kıvrımlar oluşur. Deri kırmızı renktedir. Göz kapakları açık, fetal hareketler kuvvetlidir. Fetüsün boyu 40cm, kilosu 1700-2000 gram ağırlığındadır. 9. ayında: Bu ayda doğarlarsa yaşarlar. Derideki buruşukluklar yağ tabakasına bağlı düzelmiş, laguna kılları seyrelmiştir. Testisler, skrotuma inmiştir. Fetüsün boyu 46 cm , kilo... Devamı

12 01 2010

Acıktıran ve İştah Kapatan Yiyecekler

  Acıktıran ve İştah Kapatan Yiyecekler Önünüze geleni yemeyin! Gün içerisinde önünüze gelenleri yemeyin. Yerken kendinize dur demenin zamanı geldiğini unutmayın. Çünkü bazı besinler sizin çok çok acıkmanıza, bazı besinler ise uzun süre tok kalmanıza neden olur. Acıkmanızı sağlayan besinler:  Tuz: Acıkmanıza ve iştahınızın açılmasına yardımcı olur. Tuzlu besin yedikten hemen sonra tatlı bir besin yeme ihtiyacı duyarsınız. Bunun nedeni kandaki şeker oranının düşmesidir. Aşırı tuz tüketiminden uzak durunuz. Kırmızı biber(acı biber):Diğer bir iştah acıcı besin ise acı biberdir. Acı biber tükettiğinizde doygunluk hissinizi anlamanız zor olmaktadır. Çok fazla acı tüketmekten kaçınınız. Patates: Glisemik indeksi en yüksek besinler arasındadır. Nohut: Midenizin temizlenmesinde size yardımcı olur. Aynı zamanda iştahınızı da açar. Tüketimi hafta da 3 porsiyonu(yani 12 çorba kaşığı) geçmemelidir. Havuç: Glisemik indeks değeri en yüksek sebzelerin arasındadır.. Mısır: Glisemik indeks değeri yüksek olan besinlerin arasındadır. Yendikten sonra açlık hissi uyandırır. Diyet esnasında çok fazla tercih edilmemelidir. Tarçın, Greyfurt, Karalahana ve Alkol: İştahınızın açılmasına yardımcı olan diğer besinlerdir. İştah kapatan besinler: Avokado: Kansere karşı koruyucu özelliği vardır. Aynı zamanda yüksek miktarda B6 vitamini içermektedir. Sardalya: Kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Yüksek miktarda protein içermektedir. Brokoli: Krom içerir. İnsülin dengesinin korunmasında yardımcı olur. Yulaf ezmesi, Elma, Badem, Ihlamur çayı: İştahınızın kapanmasına yardımcı olan diğer besinlerden bazılarıdır. İştahınızın kapanm... Devamı

12 01 2010

Siyah Noktalar

Cildimizin en büyük düşmanlarından biridir siyah noktalar. Kadın erkek herkes de mutlaka vardır siyah noktalardan. Özellikle burun bölgesinde bulunmakla beraber dudak çevresinde ya da yanaklar da bulunabilirler. Çoğu bayan çok şikayetçidir bu siyah noktalardan, çünkü görüntü olarak çok kötü bir şekilleri vardır. Siyah noktaları önlemek içinde cildimizi temiz tutmalıyız ayrıca cilt maskeleriyle temizleme losyonlarıyla siyah noktaların çıkmasını önleyebiliriz. Ama yinede siyah nokta sahibiyseniz onlardan kurtulmak içinde birçok yöntem var. En kolay yöntemlerden biride siyah nokta bantlarıdır. Özellikle burun üzerindeki siyah noktalar için bu bantları kullanabilirsiniz. Burnunuzun üzerine takacağınız bu bantlar siyah noktalarınızı yapışkanlığıyla toplayacaktır. Zaten bandı çıkarıp baktığınızda siyah noktaları görebilirsiniz. Ayrıca siyah noktalarınızdan kurtulmak için buharda onları temizleyebilirsiniz. Kaynar bir suyun buharına yüzünüzü tutarak siyah noktaları çıkartabilirsiniz. Devamı

12 01 2010

Öksürüğe İyi Gelen Şifalı Bitkiler

  Öksürüğe İyi Gelen Şifalı Bitkiler Kış geldi ve hepimizde yavaş yavaş öksürme belirtileri baş göstermekte. Soğuk kış günleri ile boğazımız şişmekte ve öksürürken daha çok acı çekmemize sebep olmaktadır. Peki öksürüğümüzü nasıl keseriz ve bu dertten şifalı otlarla nasıl kurtuluruz diye düşündünüz mü? Biz sizin için düşündük ve soğuk kış günlerinizde boğazınızı rahatlatacak ve öksürüğünüzü kesecek şifalı bitkilerin neler olduğunu sizin için derledik. Ebegümeci: Öksürüğü gidermede etkili olduğu bilinmektedir. İster kaynatıp suyunu yatmadan önce için isterseniz direk kendisini yiyin. Belli bir süre sonra öksürüğünüzün kesildiğini göreceksiniz. İncir: Yazları çıkan incir elbetteki kışın doğada yetişmemektedir. Fakat, marketten alacağınız kuru incir boğazlarınızın yumuşaması ve öksürüğünüzün kesilmesi için çok faydalı olacaktır. Kırmızı Biber: Kırmızı biber derken pul biber olarak algılamayın. Bildiğimiz sebze olan yeşil biberin kardeşi J Her akşam yatmadan önce 2-3 tane kırmızı biber yemeniz öksürüğünüzle ilgili şikayetlerin kaybolmasına yetecektir. Marul: Özellikle salatalarımızda kullandığımız marulun öksürüğü azaltmak ve kesmek gibi şifalı bir yönüde vardır. Salatalarınızda mutlaka marul kullanın bu sayede öksürük gibi bir derdiniz olmayacaktır. Karabiber: Akşam yatmadan önce alınacak bir tutam karabiber boğazlarınızı yumuşatacak ve öksürüğünüzü kesecektir. Bol sağlıklı günler dilerim. ... Devamı

12 01 2010

Dr. Ömer Coşkun

  Dr. Ömer Coşkun’u aranızda belki tanımayanlar vardır. Aslında şifalı bitkilerle ilgilenen bir çok kişi kendisini yakından tanıyacaktır. Tanımayanlar içinse kendisi hakkında kısaca bilgi verelim. Yard. Doç. Ömer Coşkun 1987 yılında İstanbul Tıp Fakültesinde eğitime başladı. Ayrıca eğitime başladığı ilk yıl olan 1987 yılında DETAM’da Diabet ile ilgili gruba katılarak çalışmalarını bu yönde geliştirdi. Aslında Dr. Ömer Coşkun’un hekimliğinin yanı sıra kendisinin üretici,eğitici ve araştırmacı yönleri de bulunmaktadır. İlgi alanı olan şifalı bitkilerle ilgili bir çok araştırma yapan Coşkun, şu an şifalı bitkiler karışımları ile ilgili olarak bir çok ilacıda üretmektedir. Bunu yaparken uzun yıllar boyunca elde ettiği deneyimler ve yaptığı araştırmalar göz önüne alındığında başarısının sırrını anlayabiliriz. Ayrıca Yard. Doç. Ömer Coşkun’un ilk ve tek herbalisti ve akademisyen doktoru olmasının sebebini bu tecrübe ve araştırmalar sonucu oluştuğunu görebiliriz. Ek olarak bu alanda antioksidanlar ve şifalı bitkiler üzerine yaptığı 68 ulusal, 47 uluslar arası çalışma ve araştırmadan da bahsetmeden geçmeyelim. Zira kendisinin bu ünvanı almasına ve başarılı olmasına sebep bu araştırmalar ve çalışmalardır. Her geçen gün yeni bilgiler katarak tıp dünyasına yararlı hizmetleri devam etmektedir. ... Devamı

12 01 2010

Kurdeşen Hastalığı

  Kurdeşen Hastalığı Nedir ve Nedenleri Nelerdir ? Kurdeşen hastalığı, halk arasında bazen bu hastalık alerji olarakta bilinmektedir. Fakat alerjiden daha farklı bir hastalıktır.  Tıpta ise “ürtiker” olarak nitelendirilmektedir.  Kurdeşen hastalığı cildinizde bir anda oluşur ve ciddi anlamda kaşınmaya başlarsınız. Kaşınılan yerler genellikle kırmızı kabarıklık şeklindedir. Kurdeşen hastalığının ortaya çıkmasının bir çok nedeni vardır. Genel olarak, vücudun değişik maddelere karşı tepkisi olarak ortaya çıkmaktadır. Stres her ne kadar kurdeşen çıkmasında çok önemli bir faktördür. Ayrıca yediğiniz bazı yiyecekler, güneşte fazla kalınması veya arı sokması bile kurdeşene sebebiyet verebilir. Ek olarak hormonal bozukluklarda kurdeşenin ortaya çıkmasına neden olur. Kurdeşen hastalığının belirtileri olarak vücudunuzda kaşınmalar başlar ve bu kaşınan yerler kırmızı kabarıklar şeklinde vücutta belirir. Fakat oluşan bu kızarıklar bir ileri safhada şişlik olarak baş gösterebilir. Ayrıca kızarıkların birisi geçmeye başlarken vücudunuzun başka bir yerinde kızarıklık ortaya çıkabilir. Genellikle kurdeşen hastalığı, kolda,yüzde ve bacak kısmında görülebilir fakat ileri safhadaki kurdeşen vakalarında kızarıklıklar tüm vücuda yayılmış olabilir. Kurdeşen hastalığını tedavi edebilmek için, en önemli faktör olan stresten uzak durmalısınız. Bu sayede kurdeşeni kısa sürede yok etmeniz olasıdır. Yediğiniz bazı şeyler alerji yapmışta olabilir. Bunun için son 1-2 günde yediğiniz yiyecekler uzak durabilirsiniz. Kurdeşen hastalığının tedavisi için ilaç kullanmanız gerekebilir fakat bu ilaç kullanımı mutlaka ama mutlaka doktorunuza danışarak uygulayınız. Zira yanlış bir ilaç uygulaması kurdeşeni daha da arttırabilir. ... Devamı

12 01 2010

Murat İnce Çekil Git Video Klip Ve Şarkı Sözü

  Murat İnce Çekil Git Şarkı Sözleri Ayrılık Sevdi Bizi, İçim Hüzün Denizi Çekil Git Desemde Gitme Sevdiğim En Güzel Derdim Sensin, Ölüm Seninle Gelsin Bende Bit Desemde Bitme Sana Git Dediğim Yalan Yokluğun Bende Kalan Son Sözüm Budur Sakın Sakın Gitme Çekil Git Artık Düşlerimden, Bıkıp Usanmadın mı Benden Artık ? Gözlerimden, Yüreğimden, İçimden, Ve Varolan Her Şeyimden, Git Artık Dokunma, Kirletirsin Beyazları, Konuşma, Tüketirsin Satırları, Mehtabı Bırak, Doğan Ayrılık, Çekil Git, Şafak Gelen Aralık Kanıyorum Zaten, Uzak Dur Benden, Sebebin Olurum, Yakanın Olurum, Çekil Git Yolumdan, Ölümün Olurum, Ve Git Artık, Ne Olursun Git Benden Konuşma, Nefesini Al Benliğimden, Ben Soluğunu Kesmeden, Sus Demeden, Sus Ne Olur, Söylemeden, Git, Bir Daha Allah Aşkına, Hiç Dönmeden Yıkıl Git Artık Hayallerimden, Kumdan Evlerin, Yıkıldı Artık, Taşlarımdan, Oyuncaklarımdan, Beynimden, Ve Yaşayan, Her Şeyimden, Git Artık Uzanma, Karaya Çalarsın Günlerimi, Söylenme, Devrik Tümcelerim Olursun, Ne Öznesini, Ne Yüklemini Kurtarabilirsin Çekil Git, Bırak, Bütün Düşüncelerimi Yaralıyım Zaten, Şöyle Dur Gönlümden, Derdin Olurum, Korun Olurum, Çekil Git, Harın Değil, Külün Olurum, Ve Git Artık, Ne Olursun Git, Git Gözlerimden Kal Yerinde Öylece, Ses Etme, Mevsimler Solsun Senelerce, Mümkünse Çıkmasın, O İki Hece, Öldü de, Bitsin Bu İşkence Ya da Bir Sonbahardı, Sarardı de, Düşen Her Bir Yaprakta, Uzaklaştı de, De ki, Gövdeden Dal Kırıldı, Kopan Candı, Yıkıldı de, Deki Öldü, Öldü de Yaşamaz de, Olsun de, Deki Bitti, Bitti Kardı Yağdı, Yağmurdu Aktı, Sonra Toprağa Karıştı... Devamı

12 01 2010

Kulağın Bölümleri ve Görevleri

  Kulağın Bölümleri ve Görevleri Kulağımız vücudumuza bağlı duyma yetisine sahip bir organımızdır. Hiç düşündünüz mü kulağımızın olmadığını ya da sağır insanların yaşamlarına hiç baktınız mı duymayarak nasıl anlaşıyorlar diye. Bunun için çevrenizde bu şekilde olan insanları anlamanız yeterli olacaktır. Öncelikle size kulağın bölümlerini tanıtalım ve buna bağlı olarakta bu bölümlerin görevlerinden bahsedelim. Kulağımız 3 bölümden oluşmaktadır. İç kulak, orta kulak ve dış kulak. Bu bölümlerin özelliklerini ve görevlerini şu şekilde açıklayabiliriz. İç Kulak: Salyangoz, yarım daire ve dalız kanallarından oluşmaktadır. Dalız kanalı, dışarıda oluşan ses dalgalarını salyangoz bölümüne iletir. Buraya gelen ses dalgaları ise burada bulunan sinirler sayesinde beyine ulaştırılır. Yarım daire kanalları ise vücudun dengesinin düzenli olup olmadığını beyinciğe bildirir. Dış Kulak: Kulak yolu ve kulak kepçesinden oluşmaktadır. Kulak zarı dediğimiz kısım ise kulak yolunun en sonundadır. Kulak kepçemiz kıkırdaktan oluşmuştur. Ayrıca bildiğimiz üzere kulağımız sarı bir sıvı salgılamaktadır. Bu sarı sıvı ve kulak yolunda bulunan kıllar sayesinde kulağımıza toz vs girmesini engellenmektedir. Orta Kulak: Orta kulak bölümü örs,üzengi ve çekiç kemikleri olmak üzere 3 bölümden oluşur. Bu bölümdeki en küçük kemik üzengi kemiğidir. Bu bölüm köprü görevini görmekte ve kulak zarını iç kulak kısmına bağlamaktadır. Östaki borusu ise, bu bölümden yutak kısmına açılmaktadır. Bu sayede vücut, basınç farkını dengeleyip kulak zarının yırtılmasını önler. ... Devamı